yol…

yol…

jill friedman

jill friedman

amor fati

deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.güneş onu yakıp kavurur. o da tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye. “ol” der tanrı. güneş oluverir. fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz. bulut olmak ister. “ol” der tanrı. bulut olur. rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur. rüzgar olmak ister bu kez. ona da “ol” der tanrı. rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.herşey karşısında eğilir. tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar. ordan eser buradan eser, kaya bana mısın demez! bildiniz, tanrı kaya olmasına da izin verir. dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı. sırtında bir acı ile uyanır. bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.

Tuna Hizmetli - Aşk

Küçük, büyük, ilginç, sıradan ama gerçek hayatlar yaşanmakta. Yaşananların hikayesi yalan soslu. Ne tam anlamıyla gerçek hikaye var ne de tam anlamıyla yalan. İnsanların yaşamak istedikleri bir hayat var ve genellikle yaşadıkları yaşamak istediklerinden eksik kalıyor. Bu eksikliği ise yaşadıklarının hikayesinde doldurmak istiyorlar. Bu yüzden belki de insanları tanımak ve anlamak için yaşadıklarına değil hikayelerine bakmalı…

Anouar Brahem - The astounding eyes of Rita / أنــور ابـراهــيــم

"temmuz oldu, yaz bitti/hoca kalk haydi/tayfa markiz yolunda"

beş koca yıl olmuş hoca gideli…

1995 Temmuz’unda, birleşmiş milletlerin kontrolündeki Srebrenica adlı bölgesinde olmuştu herşey.

Silahsızlandırılmış bir halkın üzerine silahlarıyla yürüdü dünyanın her yerinde aynı olan zorbalar.

Temmuz 1995’te bir halk katledildi.

Tüm insanlığın gözleri önünde!